Türüne bakmadan körü körüne başladım. Başlamadan önce banner ve postere baktığımdq cıvıl cıvıl bir film bekliyordum ama tam tersi oldu. Sonlara doğru abdest alayım kafama sıkın dedirtti. Varya anoraya 5 oscar veren akademi şu filme 1 oscarı çok görürse anasnı skerm öyle akademinin çok ciddiyim. Evet kötü bir yılda çıktı oscar için ama verecekler protesto ederim. Para kazanıp ailesine yardımcı olmak için taaaaa çinden orta doğuya, ırak'a şef olmak için gelen bir adam burada işi kapıyor ve restoranı canlandırmaya başlarken savaş patlak veriyor. Savaşın patlak vermesinden sonrası özellikle filmin sonlarına doğru olan kısım beni çok fena üzdü, oralara gelicem. Ben filmin bu kadar gerçekçi olabileceğine imkan vermiyordum. Sanki sokaklara kameraları koymuşlar, doğaçlama çekmişler. Sokakların kargaşası, restoran içindeki kalabalık, her taraftan bir ses... Çok beğendim bu yanını ve bunca şey olurken kafanızda karışmıyor. İşte bizim Xu yu işe alan Zaid, bahsettiğim restoranın sahibi ve her şeyi kızı için yapıyordu. Tabi savaşlar patlak verince restoranda işler sarpa sardı ve Xu bir an önce evine kızının ve annesinin yanına dönmek istedi. Daha bir para kazanamamıştı dönmesinin yararı olmayacaktı, bu yüzden zaid in restoran hisselerinin yarısını verme teklifini orada kalarak kabul etti. Bu, verdiği en kötü karardı. Aslında böyle yazmakta spoilera kaçacak o yğzden beğendiğim ve üzüldüğüm yerleri söyleyerek devam edeyim. Herkes düğünde eğlenirken bir köşeye geçip cüzdanının içindeki kızının fotoğrafına bakarak yemek yemesi beni bitirdi. Burada kalma seçimini kendi mi yapmıştı evet ama borçlarını ödeyebilmek ve kızını iyi yetiştirebilmek içindi. Hırsızlık kısmında çocuklara çok şefkatli davrandı özellikle saif e. Yeri geldi vurdu yeri geldi destekledi ve bağrına bastı ama o çocuğu doğru düzgün yetiştirebildi. Herkese bir şey olabilme potansiyelini de sevdim. Neredeyse bütün filmlerde başrolün ölmeyeceğinden veya yaralanmayacağından emin oluyoruz ama bu film öyle değil. Zaten gerçekçiliğinin büyük kısmı buradan geliyor. Savaş ortamını çok başarılı buldum efekt gibi durmuyor patlamalar çok gerçekçiydi. Telefonda kızıyla konuşurken ağlaması ve malum filizlenmiş patates sahnesinde ağlaması beni bitirdi. Hamnet filminde başrol abla ağlayarak oscar aldı, aynı performansı bekliyorum akademiden. Çocukların sınır kapısına gönderilip öldürtülmesi falan berbat bir durum birçok yönden yaraladı beni bu film. "I don't want to be cannon fodder." filmi unutmamak için spoilersız bir şekilde temel olarak yazdım. Ben burada hissettiklerimi tam olarak anlatamayabilirim o yüzden izlemek lazım. Herkese öneriyorum. Sonunu da çok güzel bitirmişler😢














